Ana Sayfa > 1, Mizah, Politika, Sosyal > Bir oyun var sanki! (3)

Bir oyun var sanki! (3)


Son günlerde birçok ankette MHP’nin 2011 genel seçimlerinde baraj sıkıntısı çekeceği konuşuluyor. Geçmiş yazılarımda da sürekli vurguladığım  gibi yanlış tarafta yer alan MHP, bindiği dalı keserek kendi sonunu hazırlıyor. Bindiği dalı kestiğini NEDEN HAYIR kitapçığında da bir güzel açıklıyor. Kitapçıkla ilgili yorumlarıma kaldığım yerden bugün de devam edeceğim.

“Anayasa değişince; işten atılanlar geri dönmeyecek, aşsız tencereler kaynamayacak, halkımız fukaralıktan kurtulamayacak, terör bitmeyecek, bölücülük sona ermeyecektir.”

Bu ifadeler, Kemal Kılıçdaroğlu’ nun; “eğer kayısı üreticilerinin sorunlarını çözmüyorsa bu anayasa, değişikliği o zaman hayır” mantığına benziyor. Bu ülkede hangi anayasa değişikliği işsize iş bulmuş, hangi anayasa değişikliği tek başına terörü çözmüş, hangi anayasa değişikliği milleti zengin etmiştir? MHP’nin saygıdeğer kurmayları keşke bunları da bu kitapçığa koysaydı da biz karşılaştırsaydık gerçeklerle! Anayasalar karın doyurmaz, iş bulmaz, terörü çözmez! Anayasalar bir toplumun en temel kurallarını ifade eder. Bizim anayasa gibi inciği boncuğuna kadar her konuda açıklamalı anayasalar ancak 3. dünya ülkelerinde vardır herhalde.

“Kamu Denetçiliği Kurumu; AKP için kadrolaşma alanı olarak kullanılacak, hizmet üretemeyecek, bu kurumda ‘yandaşlar’ istihdam edilecektir.”

Bu maddeye böylesi bir kulp takmak herhalde çok beyin eforu gerektirmiştir. Dikkat edilirse ambdusmanlık hizmetinden tek kelime bile bahsedilmiyor. Nedir, ne değildir açıklanmıyor!! Neden bahsedilmiyor? Çünkü karşı çıkılacak bir hizmet değilde ondan. AKP zihniyetinin kendine istihdam için yarattığı bir kurummuş meğer! Şaka herhalde bu! İstihdam açtığı alana herhalde İran’dan, Irak’tan AKP zihniyetli elemanlar getirecekler. O yüzden de bu milletin insanı oralarda çalışamayacak.(Türkiye’de ki işsizlere iş veremeyeceğiz yani) Ayrıca bu zihniyet yurt dışından ithal geldiği için yapıyı bilmeyecek, çalışamayacak. Ayrıca o aralarda MHP, CHP ve bilimum muhalefet elma, armut topluyor olacak ki bu kurumlarda ne siyasi ne kamu tarafından irdelenemeyecek! Yok, bu kadar da vasıfsız bir gerekçe olamaz!

“Başbakan grup toplantısında 1980’lerde idam edilen gençlerin son mektuplarına yer vererek gözyaşına bürünmüş yalanlarıyla 12 Eylül mağdurlarını istismar etmiştir. Üstelik de ülkücü şehit Mustafa Pehlivanoğlu’nun aziz hatırasına saygısızlık içerisinde mektubunu sansürleme cüretini göstermiş; mektupta yer alan millîyetçilik kavramlarını yok sayarak işine geldiği gibi okumuştur. Bu tavır, Türk milletini hafife almaktır.”

Sayın MHP’li vekiller ve yöneticiler; keşke sizlerde aziz şehidiniz Mustafa Pehlivanoğlu’nun mağduriyetini meclis kürsüsünden dile getirseydiniz, mektubunu okuyup gözyaşı dökseydiniz de, başbakanın söylemek istemediği “milliyetçilik kavramını” siz üstüne basa basa söyleseydiniz. Utanacağınıza, sıkılacağınıza bir de çıkmış bu gençlere bu zulmü yapanları değil, bu zulmü milletin karşısında okuyanı eleştiriyorsunuz!

“MHP, 12 Eylül Anayasası’nın değiştirilmesinden yanadır. Değişikliğin şaibeli hâle gelmiş mevcut 23.dönemde değil, 2011 yılında yapılacak genel seçimler sonrası 24. dönem TBMM’nin yenilenmiş iradesi ile gerçekleşmesini istemektedir.”

Bu ifadeler ne demek istiyor? Biz evet derdikte zamanı değil? Yoksa size şimdi güvenmiyoruz, siz gidin millet sizi yine seçsin sonra gelin yapalım mı diyorlar? Bu iktidarı millet yine seçerse sizin söyleyecek ne sözünüz olacak? Ya da millet AKP’yi seçerse şaibeli yapı/zihniyet değişecek mi?Diyelimki AKP seçimden %45 oy alarak tekrar iktidar oldu, mevcut hükümet yapısında da tek bir değişiklik bile yapmadı. Peki bu partinin şaibesi ortadan nasıl kalkmış olacak? Şaibeyi kaldıran milletin oyuysa, bu oyu 2007 de zaten verdi. Anlaşılmayan şu ki, bu hükümeti şaibeli yapan millet değil ki millet aklasın tekrar! Bu yapıyı şaibeli yapan 1980 ürünü rejim kurumları ve siyaseti! O yüzden milletin tekrar tekrar aklamasına gerek yok! Bırakın artık bu söylemleri! Milletin iradesine inanın, güvenin! Rejim kurumlarına değil, millete sırtınızı dayayın!

Türk milletinden yeni milletler çıkartmak için girişilen alçakça tahriklere ve otuz altıya bölme arayışlarına “HAYIR!” diyecektir.

Türk milletinden yeni milletler çıkmaz ama Türkiye topraklarında ki birçok millette yok olmaz! Bu topraklarda yaşayan Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Rum, Ermeni, Romen milletleri yok olmadı, olmayacaktır da. Hürriyet Gazetesinin “hürriyet” yazısını altında yazan “Türkiye Türklerindir” ifadesine alkış tutan sizler, sanmayın ki bu ülke sadece Türklerindir! Bu ülke benim diyen, bu ülkeye emek veren, Çanakkale’de kan döken, Urfa’da savaşan, İzmir’de ilk kurşunu sıkan kimse onundur. Kimse ırkından dolayı ayrıcalıklı olamaz, horda görülemez! Özgürlük esassa, esaslı özgürlük budur! Üniter devlet mantığında yer alan  “millet” kavramında ki kasıtta budur!Irk olarak tek milletten bahsedilmiyor, millet bilincindeki insanlardan bahsediliyor. Yoksa dünyanın hiçbir ülkesi yok ki ari bir ırktan oluşsun. Üstü kapalı olarak bu cümle ile Kürtlere prim vermeyeceğiz iması da ayrı bir muamma zaten…

Vatan için hayatını vermiş evlatlarımızın ardından Anadolu’dan yükselen “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” haykırışlarını tahrik sayanlara “HAYIR!” diyecektir.

Asıl canımı sıkan ifadeler bunlar, vatan için canını vermiş evlatlar üzerinden yapılan kirli siyaset benim fazlası ile midemi bulandıyor. Bu ülkede 1960 sonrası kominizmin iç tehdit algısından çıkartılması ile başlayan iç ve dış düşman yaratma çabamızın sonucu; 1980 darbesi sonrası 1984 yılında kurulan PKK derin devlet destekli gelişirken, iç düşman kılıfına çok uygun bir materyal doğmuştu birileri için.(1960-1980 arası iç düşman sırasıyla solcu, ülkücü, aşırı sağcı şeklinde oldu, dış düşman ise Yunanistan olarak belirlendi aynı dönemde) Uzun ve kirli ilişkilerle örülü olan bu süreçte binlerce gencimiz can verdi. Toz ticatinden, insan kaçakçılığına, mafya ilişkilerinden, rant kapılarına, toplumu şekillendirmek isteyenlerden, siyasi kutuplaşmalara, ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyenlerden, küresel sermayeye kadar bir çok hesap bu coğrafyada sorun istiyor! Neden? Cevap uzun, kirli, girift! Ama bir gerçek var ki, gençlerimiz, geleceğimiz yok yere tüketiliyor! Birileri bu kaybolan geleceğimiz üzerinden siyaset yapıyor! Yaparkenden ne utanıyor, ne de sıkılıyor! Türkiye’de PKK’nın eylemlerinin sıklaştığı dönemlerde kimin ortalığı velveleye verdiğine, kimin cenazelerde boy gösterisi yaptığına, kimin bu konular istismar ettiğine bakmak yeterli! Utanmadan yaptıklarını kitapçıklarında yazan bu zihniyet kendisine ” şehitler üzerinden siyaset yapma dendiğinde” aynen yukardaki gibi cevap veriyor.

Peşmerge ile işbirliğine “HAYIR!” diyecektir

Kandilden gelen haberlerin sözcülüğünü yapan MHP lideri, hükümetin görüştüğü Barzani ve Talabani’yi de eleştirip duruyor. Eleştirirkende gözü kapalı, bilgisiz, devlet mantık temayüllerinden uzak konuşuyor. Bugün bir Irak var mı? Var. Bugün bir Kuzey Irak var mı? Var. Talabani Irak’ın lideri mi? Evet! Barzani K.Irak’ın lideri mi? Evet! Şimdi sizin karşınızda hangi ırktan, hangi milletten olursa olsun bir milletin lideri var. Üstelik bu ülke bizim PKK sorunumuzu çözecek en önemli ülke. Üstelik bu ülkede ciddi bir Türk topluluğu var, ayrca Kerkük ve Musul’da bizim kurtuluş savaşından sonraki süreçte hakkımız var! İş dünyamızın yatırımları da cabası. Şimdi bu kadar ilişki bu kadar sorun varken bu ülkenin Barzani ve Talabani ile görüşmesi kadar normal olan ne var! Yani ha Saddam ile görüşmüşüz, ha Talabani! Ha Barzani! Ben demiyorum ki bunlar makbul adamlar, bu adamlar güvenilir diye! Ne güvenilir, ne de inanılır adamlar! Ama ortada bir gerçek var ki bu ülkenin liderleri de onlar. Hal böyleyken Türkiye’nin gidip Irak konusunda Ahmedinecat ile görüşecek hali yok, yada Esad ile! Doğal olarak bu adamlarla muhatap olacaksınız. Bugün peşmergede desek, Kürt de desek, ne dersek diyelim diyalog kurmak zorundayız! Rahmetli Özal, Barzani ve Talabani’yi Irak’ta jandarma olarak kullanıyordu, bu peşmerge dediğimiz o birlikler vakti zamanında Türk ordusu ile Irak’ta operasyon yapıyordu. İstihbarat veriyordu. Özal sonrası yerleşen liderlerimiz bu imkanları kullanmadığı için bu liderler başka mihraklara veya ülkelere yakınlaştı. Nihayetinde de bugün onların hesabına çalışır oldular. Karşınızdaki sorunu sorun addedip sürekli sen sorunsun demek ne kadar mantıklıdır. Sorunu çözmenin yolu diyalogtur, karşılıklı ilişki ve yakınlıktır! Bugün bu diyalog ve ilişkiler olmazsa terör konusunda 25 yıldır yürüdüğümüz yolda yürümeye devam ederiz. Peşmerge ile işbirliğine HAYIR diyen bu liderlere geçenlerde Sabah Gazetesi gereken cevabı verdi. Gayet kabul edilebilir olan bu görüşmeleri sürekli sabote edenler, AKP-PKK ilişkisi diyenler, hükümeti bu konu ile yıpratmaya kalkanlar vakti zamanında aynı görüşmeleri yapmıştı. Yapmasıda gayet normaldi. Sorun görüşmelerde değil zaten. Sorun Bahçeli’de ki “Eylemle söylem farklılığı.” Bu farklılık son günlerde iyice gözümüze batar oldu. O yüzden sözlerimi bitermeden önce diyorum ki; MHP tabanına kulaklarını tıkayarak, kendi geçmişini redderek, gözümüzün için baka baka yalan söylediği için artık kaybedecektir. Çok olağan üstü bir durum yaşanırda milleyetçilik duyguları sömürülmezse bu ülkede, MHP genel seçimlerde barajın altında kalarak meclis dışında kalacak ve bir daha toparlanamayacaktır. Artık bakalım görelim, siyasi liderler ve partiler için bir milat olan bu tarihten sonra neler olacak!

Herkese hayırlı bayramlar diliyor, 12 EYLÜL’ün ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

  1. 13 Eki 2010, 12:15 pm | #1

    tesekkürler.

  1. Henüz geridönüş yok.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.