El ele verelim Hanefi Abi’yi zenginleştirelim
Medyamız için bulunmaz hint kumaşı niteliğinde ki haber kaynağı Hanifi Avcı’nın gün geçmiyor ki haberi yapılmasın, konusu tartışılmasın. Öyle bir hal aldı ki durum, gündemde önemli bir haber başlığı yoksa; haberleri, tartışma programlarını Hanefi Avcı süslüyor.
Hatırlarsanız medyamız için haber niteliğini kaybetmeyen bir diğer hint kumaşı da; Cem Garipoğlu’dur. Cem Garipoğlu’nın cinayet işleme anında hissettiklerinden tutun testereyi nasıl aldığına, cinayet sonrası kahve içerken rahatlığından tutun taksici ile şakalaştığına, hapishanede psikolojisinin bozulduğundan tutunda tutukluluk döneminde kilo aldığına, sakal tıraşından tutunda zırtına pırtına kadar her şeyini biliyoruz artık… Artık “Kafa Kesenler Fun Kulüp” veya “Cem Garipoğlu Fun Kulüp” kurulacak diye bekliyorum sosyal ağlarda. Cem Garipoğlu markalı testereler çıkacak, Cem Garipoğlu kıyafetlerine reklam alacak diye de inanın düşünmüyor değilim… Hrant Dink’i kahpece öldüren Ogün Samast’ın beyaz beresinin nasıl birden gençlerin kafalarında görüldüğünü, “Ogün Samast”, “ya sev ya terk et” fun sayfaların sosyal ağlarda mantar gibi çoğalarak kurulduğunu unutmayalım. Bunlar hayal değil, yaşanan gerçekler. Bu ülke de bu medya ile mümkün olabiliyor her şey… Olayları fetişistleştiren; cinayet(ler) haberlerine dram, gerilim müziği ve akıl almaz laf cambazlıkları ekleyerek, insani duygularımız olan merhametimizi, vicdanımızı, hüznümüzü yok eden; hatta Cem Garipoğlu, Ogün Samast gibi isimleri sorunlu beyinlerde ikonlaştıran/kahramanlaştıran medyamızı taktir etmek lazım! Aferin size…
Bu aralar yeni bir ikon bulamayan medyamızın göz bebeği de; Hanefi Avcı. Görüyoruz ki Avcı konusunda da medyamızın maşallah performansında bir düşüş yok. Öyle ki yarın bu adamın ailesinin açıklamaları, arkadaşlarının anıları, saçının rengi, bıyığının tipi, kıyafetinin şekli ve benzeri birçok gereksiz, lüzumsuz bilgiler yayınlanacak haberlerde. Amaç olayı dramatize etmek, beyinlere belirli kodları işlemek, belirli korkuları canlı tutmak, bu konu üzerinden alakalı alakasız binlerce konuya atlamak(başta Ergenekon olmak üzere). Zaten bu süreci takip edenler neyin nasıl olduğunu görüyordur. Daha bugün CHP milletvekilleri Hanifi Avcı’yı ziyaret etti. (biz tarafız manasında)Fazla söze hacet yok yani!
Benim derdim bugün ne medya, ne cemaat, ne ergenokon! Konuyu çok dağıtmadan asıl konuya gelmek istiyorum. Medyada çıkan binlerce Hanefi Avcı haberinden bir tanesi içerik bakımından diğerlerine nazaran çok farklı ve ilginç. Nedir fark derseniz açıklayayım. Hanefi Bey şu an bir milyoner (eski değimiyle trilyoner) Nasıl mı? Örgüt bağlantılarından, rüşvetlerden, baba variyetinden değil! Medyanın kendisine sağladığı mükemmel ücretsiz reklamlardan ötürü. Cem Garipoğlu’nu ikonlaştıranlar medya, Hanefi Avcı’yı da haber kıtlığınıdan mıdır bilinmez (tabi başka amaçlarda var da ona girmeyelim) bir anda kahramanlaştırdı. Tabi bu kadar meraklı ve bu kadar anti-cemaatçi, anti-AKPlinin olduğu bir ülkede, böyle bir kitabın bu kadar reklamından sonra yok satması da gayet normal. Çok satanlar listesinin zirvesinden inmeyen Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabının satış fiyatı; 25 TL. Kitap 550 bin adet
basılmış ve 500 bini satılmış. Vergiler, kesintiler kesildiğinde Hanefi Avcıya kalan rakam yaklaşık 1 milyon 200 bin TL (Eski parayla 1 trilyon, 200 milyar) “Yuhhh” deyişlerinizi duyar gibiyim. Ama durum aynen bu, tabi bu kitabın tekrardan basılacağını ve bu meydanında bu konuyu daha çoook sündürerek işleyeceğinizi düşünürseniz Hanefi Bey’in bu işten kazancı en az 2 milyon TL olacağını söylemek çokta yanlış olmaz. Ayrıca bugün bir sürpriz bilgi daha öğrendim. Hanefi Bey ikinci kitabını yazmaya başlamış bile. Hanefi Bey’in bir memur olduğunu ve maaşının da 2.500 TL civarından olduğunu düşünürseniz bir ayda kazandığı parayı normal yaşamında 50 senede ancak kazanabileceğinin hesabı çıkıyor karşımıza. Ama Hanefi Bey akıllılık edip uzağı yakın, azı çok yapmış. Artık siz buna ilizyon mu dersiniz yoksa başka bir şey mi bilemem! Ama Hanefi Bey “secret” tarzı kitapları iyi okumuş ki imkansızı başardı. Olayların gelişimine göz atınca Hanefi Bey’in zengin olmayı kafaya koyduğunu düşünmüyor değilim. Görevi başında ki bir memur mesleğine mal olacağını bilerek devlet-cemaat bağlantılı bir kitap yayınlıyor . Ardından kendini merkeze aldırmak için dilekçe veriyor. Ardından hakkında soruşturma açılıyor, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmak üzere çağrılıyor ama Hanefi Bey davete icabet etmiyor ve hakkında tutuklama kararı çıkarılıyor. Tutuklanıyor, ifadesini veriyor. Hakkında birden birçok tutuklanma gerekçesi ortaya atılıyor. Bu arada Hanefi Bey avukatlarına talimat vererek tahliye isteminde bulunmamalarını istiyor. İsteyenlere de mani oluyor! Bugünse Silivri cezaevinde yeni kitabı için çalışmalara başlıyor. Süreci şöyle bir düşündüğümüzde farklı birçok tez ortaya atılabilir. Ama benim gördüğüm mükemmel bir reklam furyası, gündemi meşgul etme ve birilerinin eline baskı aracı üretme. Tabi en önemlisi meşru bir yolla zengin olma! Ayrıca bir öngörüde daha bulunayım; Hanefi Avcı, bu süreçte tahliye olursa büyük bir ihtimalle CHP millet vekili adayı olacaktır ve seçilecektir. Bir diğer ihtimalse davası sürerken CHP’den aday olacak ve seçilerek hakkındaki birçok davadan belli bir sürede yırtacaktır. Demedi demeyin, ben tarihe not düşeyim. Artık bu kadar hatırlatmadan sonra biraz da siz düşünün, kurgulayın!
Medyadaki Hanefi Avcı ve kitabı için kurgulanan birçok tez’e karşılık, ben olaya bir de bu yönüyle bakmak lazım diye düşünüyorum. Bu ülkede böyle bir medyanın olduğunu, bu ülkede birçok anti- bilmem neyin olduğunu bilmeyen yok! Ama Hanefi Bey gibi damardan olaya girende yok! Bundan sonra olmayacak diyemeyiz, çünkü Hanefi Bey birilerine yol gösterdi… Arkasından giden çok olur…


Son yorumlar